KLASİK VE ÇAĞDAŞ İSLAM DÜŞÜNÜRLERİNİN PERSPEKTİFİNDEN AHİRET İNANCI

Fatma PINAR
325 204

Öz


Özet

       İslâm düşüncesinde hassasiyetle üzerinde durulan konulardan biri olan ahrete iman, temel iman esaslarından beşincisi olup, ahret hayatını inkâr edenin imanı geçerli sayılmamaktadır. Ahiret hayatının mahiyeti hakkında insanın bildikleri ancak Allah’ın Kur’an’da ve Peygamberin hadislerde bildirdiklerinden ibarettir. Kur’an’da sûr’a ilk üfürülüşte yüce Allah'ın dilediklerinin dışında göklerde ve yerde bulunan her şeyin yok olacağı ifade edilmiştir. Akabinde kabir hayatının başlayacağı,sûr’a ikinci kez üflendiğinde ise insanların mahiyetini bilmediği bir şekilde dirilişin gerçekleşeceği haber verilmiştir.İsrafil’in ikinci kez sur’a üflemesiyle birlikte dirilen insanlar hesaplaşmak üzere hızlıca mahşer meydanına doğru koşacak, burada kendilerine amellerinin kayıtlı bulunduğu amel defterleri verilecektir.Mizan adı verilen veamellerin tartıldığı terazide ameller tartılacak, amel defterlerini alıp, amelleri tartılanlar, cehennemin karanlık alevleri üzerine kurulmuş kıldan ince, kılıçtan keskin bir köprü olan sırattan geçeceklerdir. Sırat köprüsünden hızlıca geçen Allah’ın mümin kulları cennete, günahkârlar ise cehenneme gireceklerdir. Böylece Allah’ın adaletinin bir gereği olarak dünyada işlenen iyilikler mükâfatlandırılırken, kötülükler ise hak ettikleri karşılığı göreceklerdir.

 


Tam metin:

PDF