MAX WEBER'İN OTORİTE TİPOLOJİLERİ BAĞLAMINDA "SON İMPARATOR", "GANDİ" VE "LİNCOLN" FİLMLERİNE SOSYOLOJİK BİR BAKIŞ DENEMESİ

Halil Uzdu
1.253 268

Öz


Sinema, ondokuzuncu yüzyılın sonlarından itibaren tüm dünyada geniş halk kitlelerine büyülü bir dünya sunmaktadır. Meraklılarını adeta büyüleyen, kendine çeken, onlara sunduğu kurmaca dünyada keyifli anlar yaşatan sinema, zaman zaman içinden çıktığı toplumlara da ayna tutmaktadır. Bu bağlamda sinema, sosyal hayata dair farklı perspektifler de sunmaktadır. Bu perspektiflerden birisi olan sosyoloji, sinema perdesine yansıyan sosyal hayatın daha iyi anlaşılmasına imkân vermektedir. Lumière Kardeşlerin icat ettiği sinematografın 1895'te Fransa'da başlayan beyazperde yolculuğu, kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına almış ve toplumları derinden etkilemiştir. Yirminci yüzyılın ilk yıllarından itibaren sinema her geçen gün daha da gelişerek, güçlenerek ve etkisini artırarak yaklaşık yüzyıl önce başladığı yolculuğuna bütün hızıyla devam etmektedir. Tüm dünyayı bir ağ gibi kuşatan, her zaman insanların ilgisini çeken ve onlar üzerinde güçlü bir etkiye sahip olan sinema, doğal olarak sosyal bilimlerin çeşitli disiplinleri tarafından da sık sık inceleme konusu yapılmaktadır. Sosyoloji, sinema konusunda en çok inceleme yapan disiplinlerin başında gelir. Bu makale ünlü Alman Sosyolog Max Weber'in sosyolojiye kazandırdığı önemli kavramlardan birisi olan otorite tipolojileri bağlamında "The Last Emperor" (Son İmparator), "Gandhi" (Gandi) ve "Lincoln" filmlerini ele almaktadır. Weber'in otorite tipolojilerinin, adı geçen her üç sinema filmindeki yansımalarını göstermeyi amaçlayan makale, içerik analizi yöntemiyle ulaşılacak verilerin sosyolojik açıdan yorumlanmasıyla sınırlı olacaktır.

Anahtar Kelimeler: Sinema, Sosyoloji, Din Sosyolojisi, Max Weber, Otorite Tipolojileri


Tam metin:

PDF


DOI: http://dx.doi.org/10.18026/cbusos.36767