KÜLTÜR, KOLEKTİF BİLİNÇDIŞI VE SEMBOLLER: MİYAZAKİ VE ‘RUHLARIN KAÇIŞI’ ÜZERİNE BİR İNCELEME

Bahar Muratoğlu PEHLİVAN
1.708 405

Öz


Bu çalışmada, insanın içerisine doğduğu ve içerisinde sosyalleşerek büyüdüğü kültürün;
dış dünyayı, çevreyi, diğerlerini, sembolleri, görsel anlatı yapısını vb. algılamasındaki etkileri
üzerine çalışılmıştır. Bu amaçla ilk önce kültürün ne olduğu, içerisinde neler barındırdığı,
bireyler ve toplum açısından ne tür işlevleri olduğu, insan algısındaki rolü ve neleri, ne
şekilde etkilediği üzerinde durulmuştur. Daha sonra, kültürden bağımsız olarak tüm insanlığın
zihninde ortak birtakım semboller olduğunu ve bu sembollerin insanlık tarihi boyunca çeşitli
kültürlerde tekrar tekrar kendini gösterdiğini öne süren Carl Gustav Jung’un kolektif bilinçdışı
kuramı ve arketip kavramı açıklanmıştır. Bu makalenin alan çalışması, Japon anime yönetmeni
Hayao Miyazaki’nin Ruhların Kaçışı filmi üzerinden gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle de, bu
filmde sembolleri kullanılan ve Japonya’nın en yaygın inanışı olan Şinto aktarılmış ve söz
konusu inanışın temel prensipleri açıklanmıştır. Ardından, filmin bu inanış bağlamında bir
analizi yapılmış ve filmde Şinto izleri aranmıştır. Daha sonra ise film, Türkiye’deki üniversite
öğrencilerine izletilmiş ve öğrencilerin, filmin kodlarını nasıl çözdüklerini anlamaya yönelik
soruları cevaplamaları istenmiştir. Amaç, Japon kültürüne ve inanışlarına yabancı bireylerin film
ile ilgili algılarının analiziyle ortaya çıkan sonucun, filmin Şinto inanışı ile analizinin sonucundan
ne kadar farklılaştığına bakmaktır. Böylece, bireyin sembolleri yorumlaması açısından kültürün
ve kolektif bilinçdışının rollerinin neler olduğu konusunda bir fikir edinmek amaçlanmıştır.


Anahtar kelimeler


Kültür, Kolektif Bilinçdışı, Carl Gustav Jung, Ruhların Kaçışı, Hayao Miyazaki, Anime, Şinto

Tam metin:

PDF