Bağlanma ve Psikopatoloji

Sermin Kesebir, Semine Özdoğan Kavzoğlu, Mehmet Fatih Üstündağ
21.010 9.378

Öz


Yaşamın erken dönemlerinde belirlenen ve süreklilik gösterdiği düşünülen bağlanma biçimi, kişinin diğer insanlarla ilişki kurma örüntüsünü şekillendiren bir fenomendir. Her bir bağlanma biçiminin klinik görünümleri farklıdır, ileriye ve geriye dönük fenomenolojik yansımaları vardır. Kişinin başka bir kişi ile yakın bir ilişki kurup kurmadığı ve bu ilişkinin destekleyici ve koruyucu özellikler taşıyıp taşımadığı, hayatının her döneminde ve yakın ilişkilerde gözlemlenebilir. Bağlanma kuramcılarına göre süt çocukluğu döneminde güvenli ya da güvensiz olarak bir kez belirlendikten sonra çok az değişkenlik gösterir. Bowlby\'nin çalışmalarından başlamak üzere güvensiz bağlanma biçimi daha sonraki yaşam dönemlerinde psikopatolojinin belirleyicisi olarak düşünülmüşken güvenli bağlanma sağlıklı süreçlerle ilişkilendirilmiştir. Doğanın özgün modeli güvenli bağlanmadır. Güvensiz bağlanma biçimleri olan kaygılı/ikircikli bağlanma anksiyete bozuklukları ve depresif bozukluklarla ilişkilendirilirken, kaçıngan bağlanma davranış bozukluğu ve diğer dışa vuruk patolojilerle ilişkilendirilmiştir. Dağınık bağlanmanın (dezorganize/ dezoryante) ise dissosiyatif bozukluklarla birlikteliğinden sözedilmiştir. Bu yazının amacı, bağlanmayı ve bağlanma ile psikopatoloji arasındaki ilişkiyi gözden geçirmektir.

Anahtar kelimeler


bağlanma, bağlanma biçimi, psikopatoloji

Tam metin:

PDF




Creative Commons Lisansı
Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar Creative Commons Atıf-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.